Elimden gelen tek
şeyi yaptım ben de bir sigara yakıp tükenişini izledim.
Külleri insan
yüzü, dumanı fısıltılar. Anlatmak istemiyorlar, yoksa bağırırlardı. Terk
etmenin en kolay yolu fısıldayarak gitmekti. Bunu çok iyi biliyordu. Fısıltıları
nasıl yorumlamak gerektiği ise bana kalmıştı. Anlaşılmayan cümleleri bana o
kadar çok şey ifade ediyordu ki..
Bir şey demek
istemediğini biliyordum ama benim bir sonuca varmam gerekiyordu. Fısıldıyordu böylece
hem gidebilecekti hem de benim ‘neden’ diye sormama fırsat vermeden cevapları
vermiş olacaktı.
-Seni yalnızlığın
lüks hayatına kavuşturmak istiyorum.
-Fakat benim
istediğim iki kişilik bir yalnızlık.
-Anlamı yok.
Yalnızlık…
-Papatyalar da
çimenlerle sevişirler.
-Çimenler sevişmezler,
çiçekler de. Arılar..
-Arılar beni
sevmez. Çiçekleri severler ama. Sonbahar da gelmedi. Sen de gelmedin ama gitme.
Giderken sigara
paketini masanın üstüne bıraktı, bir daha gelmeyecekti.
Son dumanı elime
konmuş olan arıya üfledim ve sigarayı bırakma kararımı o gün aldım.
En
zamansız doğru karar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder